Mikro Safir DHI

Mikro Safir DHI, saç köklerinin safir uçlu özel kalemler yardımıyla donör bölgeden alınıp, kanal açmadan doğrudan hedef bölgeye nakledildiği hibrit bir saç ekimi yöntemidir. Bu teknik, geleneksel DHI yönteminin konforunu safir cevherinin keskinliği ve doku dostu yapısıyla birleştirir. Safir uçlar sayesinde kafa derisinde oluşan mikroskobik tahribat minimum düzeye iner.

Bu kılavuz, kullanılan teknikler, benzersiz zorluklar ve işlem öncesinde, sırasında ve sonrasında neler beklemeniz gerektiği dahil olmak üzere mikro safir DHI saç ekiminin temelleri hakkında size yol gösterir. Seçeneklerinizi keşfetmeye hazır mısınız? Saç tipinize uygun daha dolgun, daha sağlıklı saçlara doğru yolculuğunuza başlayalım.

Ücretsiz Doktor Saç Analizi

Saç analizinizi sadece 4 adımda kolayca yaptırın! Formu doldurun, uzmanlarımız sizinle iletişime geçsin.

    Ailenizde saç dökülmesi var mı?

    Saçlarınız Kaç Yıldır Dökülüyor?

    Lütfen saç dökülme tipinizi seçin



    Mikro Safir DHI Yaptıranlar

    Gururla Paylaştığımız Başarı Hikayeleri

    Her saç ekimi yolculuğu yeni bir başlangıcı ve hayat değiştiren bir dönüşümü temsil eder. Kliniğimizde dünyanın dört bir yanından gelen hastalarımızın güvenini kazanarak binlerce başarılı operasyon gerçekleştirdik.

    Story 1

    Ahmet Kul

    Adem Köse'ye gittim ve profesyonelliklerinden ve uzmanlıklarından çok etkilendim. Her şeyi olabildiğince kolaylaştırdılar ve çok yardımcı oldular. Teşekkür ederim!

    FUE

    Almanya

    18 Ay

    4000 Greft

    Story 2

    Stefhan Guttier

    Adem Köse'ye gittim ve profesyonelliklerinden ve uzmanlıklarından çok etkilendim. Her şeyi olabildiğince kolaylaştırdılar ve çok yardımcı oldular. Teşekkür ederim!

    DHI

    Almanya

    18 Ay

    2333 Greft

    Story 3

    Mehmet Keskin

    Adem Köse'ye gittim ve profesyonelliklerinden ve uzmanlıklarından çok etkilendim. Her şeyi olabildiğince kolaylaştırdılar ve çok yardımcı oldular. Teşekkür ederim!

    FUE

    Almanya

    18 Ay

    2333 Greft

    Story 4

    Arnold Buster

    Adem Köse'ye gittim ve profesyonelliklerinden ve uzmanlıklarından çok etkilendim. Her şeyi olabildiğince kolaylaştırdılar ve çok yardımcı oldular. Teşekkür ederim!

    DHI

    Almanya

    18 Ay

    5400 Greft

    Story 5

    Muhaya Danguk

    Adem Köse'ye gittim ve profesyonelliklerinden ve uzmanlıklarından çok etkilendim. Her şeyi olabildiğince kolaylaştırdılar ve çok yardımcı oldular. Teşekkür ederim!

    DHI

    Almanya

    18 Ay

    2500 Greft

    Bir Bakışta Mikro Safir DHI Yolculuğunuz

    Kişiselleştirilmiş saç restorasyonu yolculuğunuzun temel adımlarını keşfedin. Konsültasyondan bakım sonrasına kadar her adımı sizin için basit ve anlaşılır hale getiriyoruz. Gelin her şeyin nasıl bir araya geldiğine daha yakından bakalım.

    love-icon1

    1. Adım: Ücretsiz Danışmanlık

    Saç ihtiyaçlarınıza ve beklentilerinize göre uyarlanmış uzman tavsiyesi alın.
    love-icon2

    Adım 2: Saç Analizi

    Detaylı değerlendirme ile saç derinizi ve saç yapınızı anlayın.
    love-icon3

    3. Adım: Tedavi Planlaması

    Doğru teknikler ve zamanlama ile size özel çözümü yaratıyoruz.
    love-icon4

    Adım 4: Seyahat ve Prosedür

    Seyahatiniz için her şeyi ayarlıyor ve sorunsuz bir süreç sağlıyoruz.

    Mikro Safir DHI Nasıl Uygulanır?

    Mikro Safir DHI uygulaması, lokal anestezi sonrasında donör bölgeden toplanan saç köklerinin safir uçlu Choi kalemleri kullanılarak doğrudan hedeflenen alana yerleştirilmesiyle gerçekleştirilir. Bu yöntemde, geleneksel tekniklerin aksine kanal açma ve kök yerleştirme işlemleri aynı anda yapılır. Safir uçlar, dokuda minimum hasar bırakarak köklerin yerleşeceği yuvaların pürüzsüz olmasını sağlar.

    Uzmanlar, greftleri kalemin içine yerleştirir ve doğru açı, yön ve derinliği belirleyerek saç derisine enjekte eder. Tek seferde gerçekleştirilen bu işlem, köklerin dışarıda kalma süresini kısalttığı için başarı oranını artırır.

    Mikro Safir DHI’nin Avantajları Nelerdir?

    • Daha küçük ve düzgün kanallar sayesinde dokuda travma nispeten azalabilir, bu da bazı hastalarda iyileşme sürecini konforlu hâle getirebilir.
    • Safir uçların açtığı ince kesiler, greftin yerleşeceği alanı daha iyi kontrol etmeyi sağlar; özellikle saç çizgisinde daha doğal bir görünüm elde etmeye yardımcı olabilir.
    • DHI kalem ile çalışmak, mevcut saçların arasına greft yerleştirirken köklere zarar verme riskini azaltmaya katkı sağlayabilir.
    • İyi planlanmış bir operasyonla, seans başına daha yüksek yoğunluk yakalamak mümkün olabilir; bu da ince telli saçlarda bile tatmin edici bir görüntü sağlayabilir.
    • İşlem sonrası kabuklanmanın daha hafif seyrettiğini ve kızarıklığın daha kısa sürede gerilediğini söyleyen hasta grupları mevcuttur (tabii bu kişiden kişiye değişir).

    Mikro Safir DHI Kimler İçin Uygun?

    Herhangi bir saç ekimi yönteminde olduğu gibi, burada da ilk kriter donör alanın kalitesi. Ense bölgesinde yeterli sayıda, kalın ve sağlıklı kök yoksa, hangi teknik kullanılırsa kullanılsın sonuç sınırlı kalacaktır. Mikro Safir DHI, özellikle ön bölgesi seyrelmiş, saç çizgisi bozulmuş ama tepede tamamen açılma yaşamamış kişilere daha sık önerilebiliyor. Çünkü bu kişilerde detaylı çizgi tasarımı ve sıklaştırma büyük fark yaratıyor.

    Ayrıca, doğal görünüm takıntısı olan, “yaptırdığım asla belli olmasın” diyen hastalar, bu teknikteki ince kanal ve açı kontrolünden genellikle memnun kalıyor. Öte yandan çok ileri derece açıklığı olan, tek seansta çok yüksek greft sayısı hedefleyen kişilerde, bazı klinikler yoğunluk ve seans süresi nedeniyle yine klasik FUE veya Safir FUE’yi tercih edebiliyor. Yani her hasta için tek bir “mükemmel teknik” yok; planlama kişiye özel yapmak zorunlu.

    Sapphire dhi img1
    Service New Image     The Sapphire Method

    Micro Sapphire DHI Yönteminde Safir Bıçak Teknolojisinin Temel Faydaları

    Artan Hassasiyet ve Greft Tutunma Oranı

    Safir bıçaklar, cerrahların saçın doğal çıkış yönüne tam olarak uymasını sağlar. Bu yüksek hassasiyet, greftlerin optimum şekilde yerleştirilmesini ve uzun ömürlü, estetik olarak uyumlu sonuçlar elde edilmesini sağlar.

    Daha Hızlı İyileşme, Daha Az Kabuklanma

    Kanal açımı sırasında minimum travma oluştuğu için iyileşme süreci geleneksel tekniklere göre daha kısadır. Hastalarda şişlik ve kabuk oluşumu da gözle görülür derecede daha azdır.

    Saç Derisine Daha Az Travma, Daha Az Rahatsızlık

    Gelişmiş araçlar çevre dokulara minimum zarar verir, bu da şu avantajları beraberinde getirir:

    • Ameliyat sırasında daha az kanama
    • İşlem sonrası daha az ağrı ve rahatsızlık
    • Daha kısa iyileşme süresi

    Doğal ve Yoğun Saç Çizgisi Oluşturma

    Her santimetrekareye daha fazla greft yerleştirilebilmesi sayesinde, Micro Sapphire DHI tekniği ile hastanın yüz yapısına ve doğal saç yönüne uygun yoğun, estetik ve doğal görünümlü saç çizgileri oluşturulabilir.

    Sonuçlar Ne Zaman Ortaya Çıkar?

    Mikro Safir DHI bir “mucize sihir” değil; diğer saç ekimi teknikleriyle aynı biyolojik sınırlara tabii. Genellikle ilk 2–3 ay “şok dökülme” süreci yaşanıyor, ekilen saçlar büyük ölçüde dökülüyor ve bu dönem, süreci bilmeyen kişiler için moral bozucu olabiliyor. Dördüncü aydan itibaren yeni saçların yavaş yavaş çıkmaya başladığı, altıncı aydan sonra ise gözle görünür bir dolgunluğun ortaya çıktığı bir dönemden söz edebiliriz.

    Gerçek anlamda tatmin edici, “ayna karşısında fark belirgin” dediğimiz noktaya genellikle 9–12 ay arasında ulaşılıyor. İnce telli saç yapısına sahip hastalarda bu süre biraz daha uzayabilir; kalın telli saçlarda daha erken bile sonuç görülebilir. Yani sabır, bu teknikte de vazgeçilmez.

    Mikro Safir DHI Kalıcı Bir Çözüm mü?

    Ekilen saç kökleri genellikle ense bölgesinden alındığı için, genetik olarak dökülmeye daha dayanıklıdır. Bu da Mikro Safir DHI ile ekilen saçların uzun yıllar kalıcı olabileceği anlamına gelir. Ancak hiçbir teknik, hayat boyu yüzde yüz garanti vermez. Yaşlanma, hormonal değişiklikler, kronik hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve stres gibi faktörler hem ekilen hem de mevcut saçların görünümünü etkileyebilir.

    Bir de sık karıştırılan nokta var: Mikro Safir DHI, dökülmeye devam eden mevcut saçları sihirli şekilde “durdurmaz”. O yüzden, özellikle genç yaşta ve aile öyküsü güçlü olan hastalarda, eş zamanlı medikal tedaviler (doktor önerisiyle) planlanabilir. Böylece hem yeni ekilen saçlar hem de mevcut saçlar daha uyumlu bir bütün oluşturur.

    İşlem Ağrılı mı, Konfor Açısından Ne Beklemeliyim?

    Çoğu hastanın merak ettiği şey, aslında greft sayısından bile önce “Ne kadar canım yanacak?” sorusu. Mikro Safir DHI’de de süreç lokal anestezi ile yönetilir. İlk enjeksiyonlar esnasında hissedilen kısa süreli bir yanma ve baskı duygusu olabilir; ancak sonrasında bölge uyuşur ve asıl işlem bu konforlu alanda devam eder.

    Operasyon süresi uzun olduğu için, saatler içinde pozisyon değiştirme ihtiyacı, ensede ve boyunda tutulmalar, hafif ağrılar ortaya çıkabilir. Bunlar genellikle basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Birkaç gün süren gerginlik ve uyuşukluk hissi de normal kabul edilen bir durumdur ve çoğu kişide zamanla tamamen kaybolur.

    Sapphire dhi img3
    Saç ekiminde ağrı hissedilir mi

    Micro Sapphire DHI Neden Diğer Saç Ekimi Yöntemlerine Göre Tercih Edilmeli?

    Geleneksel FUE ve FUT Teknikleri ile Karşılaştırma

    • FUE: Minimal invaziv bir yöntem olsa da çelik bıçaklar kullanılır ve iyileşme süresi daha uzundur.
    • FUT: Saçlı deriden şerit halinde doku alınmasını gerektirir ve gözle görülür bir iz bırakır.
    • Micro Sapphire DHI: Daha hassas, iz bırakmayan ekim imkanı sunar; iyileşme süresi daha kısa ve daha yüksek yoğunluk potansiyeli taşır.

    Daha Üstün Sonuçlar İçin Safir Teknolojisinin Özgün Avantajları

    Hastalar şu fayalardan yararlanır:

    • Daha yüksek greft yoğunluğu elde edilebilir
    • Daha kısa iyileşme süresi ve daha az işlem sonrası rahatsızlık
    • Daha hassas greft yerleştirme
    • Doğal ve fark edilmeyen nihai görünüm

    Micro Sapphire DHI – Sıkça Sorulan Sorular

    Merak ettiğiniz konular hakkında en sık sorulan soruları sizler için derledik. Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

    Micro Sapphire DHI'yi normal DHI veya FUE tekniklerinden farklı kılan nedir?

    Micro Sapphire DHI, Doğrudan Saç Ekimi hassasiyetini kanal oluşturma için safir uçlu bıçaklarla birleştirir. Çelik bıçaklar kullanan geleneksel DHI veya FUE yöntemlerinin aksine, safir aletler daha ince kesilere izin vererek daha az doku travması, daha yoğun implantasyon ve daha hızlı iyileşme sağlar. Bu yöntem, özellikle saç çizgisi tasarımında daha doğal görünümlü sonuçlar sağlar ve yüksek yoğunluklu ve minimal invaziv restorasyon isteyen hastalar için idealdir.

    Mikro Safir DHI ağrılı bir işlem midir?

    Prosedür lokal anestezi altında gerçekleştirilir, bu nedenle hastalar uyanık kalır ancak operasyon sırasında ağrı hissetmezler. Kanama, şişme ve iltihaplanmayı azaltan safir bıçakların rafine doğası nedeniyle ameliyat sonrası rahatsızlık genellikle minimum düzeydedir. Çoğu hasta iyileşme sürecini yönetilebilir ve eski tekniklere kıyasla çok daha az ağrılı olarak tanımlamaktadır.

    Micro Sapphire DHI naklinden sonra sonuçları görmek ne kadar sürer?

    Sonuçlar kademeli olarak gelişir. İlk 2-4 hafta içinde kısa bir dökülme evresinden sonra (“şok dökülme” adı verilen normal bir reaksiyon), 3. ay civarında yeni saçlar çıkmaya başlar. Yoğunlukta gözle görülür iyileşme genellikle 6 ay içinde görülür ve kalınlık ve doğal görünüm de dahil olmak üzere tam sonuçlar genellikle 12 ila 15 ay içinde elde edilir.

    Micro Sapphire DHI için iyi bir aday mıyım?

    Kafa derisinin arkasında veya yanlarında sağlıklı donör saçlarınız varsa, lokalize incelme veya kellik yaşıyorsanız ve minimal invaziv ve estetik açıdan hassas bir çözüm arıyorsanız uygun bir aday olabilirsiniz. Bu yöntem aynı zamanda doğal saç çizgisi tasarımına, daha hızlı iyileşmeye ve minimum yara izine öncelik veren hastalar için de idealdir. Kafa derisinin durumunu, donör saç mevcudiyetini ve saç dökülmesi modelini değerlendirmek için bir klinik konsültasyon gereklidir.

    Micro Sapphire DHI sonrası iyileşme süreci nasıldır?

    İyileşme süreci tipik olarak pürüzsüz ve geleneksel yöntemlerden daha hızlıdır. Hastalar genellikle 1-2 gün içinde yorucu olmayan günlük aktivitelerine devam edebilirler. Hafif kızarıklık ve kabuklanma oluşabilir ve bir hafta içinde düzelir. Doğrudan güneşe maruz kalmaktan, ağır egzersizlerden ve kafa derisini kaşımaktan kaçınmak önemlidir. Doktorlar, saçın nasıl yıkanacağı, şampuanların ne zaman kullanılmaya başlanacağı ve optimum greft sağkalımını ve kafa derisi sağlığını sağlamak için hangi ilaçların alınacağı dahil olmak üzere özel bakım sonrası talimatlar sağlar.